SON DAKİKA
haberL haberR
Sadettin ORHAN
11 Ocak 2010 Pazartesi
Ücretsiz izne çıkanlar dikkat!

Özellikle kriz dönemlerinde işverenler, çalışanlarını tamamen işten çıkarmaktansa, bir süreliğine ücretsiz izne çıkarmayı tercih diyorlar. Esasında 4857 Sayılı İş Kanunu'nda bu bahsettiğimiz manada bir ücretsiz izin uygulamasına yer verilmemiş. Yasada iki tür ücretsiz izin düzenlenmiş;

· Yıllık izne çıkan çalışanların, izinlerini başka bir ilde geçirmeleri durumunda 4 güne kadar,

· Doğum yapan kadın çalışana ise yasal doğum izni dışında 6 aya kadar ücretsiz izin verilebiliyor.

Bunların dışında yaygın olarak başvurulan ücretsiz izin uygulaması ise, kanunen emredilmediği gibi yasaklanmamıştır da. Yani çalışanın rızası bulunmak kaydıyla her zaman işveren ücretsiz izin uygulamasına gidebilir.

Ücretsiz izin sürelerinde, çalışanların iş akdi sona ermiş sayılmayıp, askıda kabul edilmektedir. Bu durumun sosyal güvenlik mevzuatı açısından en önemli sonucu, sağlık yardımlarından (30 gün prim ödendikten sonra) ücretsiz izindeyken de yararlanmaya devam edilmesidir. Ancak SGK tarafından yayınlanan 2009/155 sayılı bu genelge ile ücretsiz izindekilerin sağlık yardımları konusunda önemli bir ilke değişikliğine gidildi. Buna göre yukarıda yer verdiğimiz 4 günlük ve 6 aylık ücretsiz izinlerin dışında, işverenler çalışanları ücretsiz izne çıkarırsa, ücretsiz izindeki çalışanlar sağlık primi ödemek zorunda kalacaklar.

Örnek: A şirketi, kriz ortamında üretim ve satışlardaki azalma nedeniyle 20 çalışanını (çalışanların rızasıyla) ücretsiz izne göndermek istemektedir. Bu çalışanların 15 Ocak 2010 tarihi itibarıyla ücretsiz izne çıktıklarını varsayalım. SGK Genelgesi'ne göre bu çalışanlar yasal ücretsiz izinde sayılmadıklarından, ücretsiz izne çıktıkları tarih itibarıyla 10 gün daha sağlık yardımlarını alabilecekler. Eğer bu çalışanların geçmiş bir yılda 90 gün GSS primleri varsa 90 gün daha sağlık yardımı alabilecekler. Ancak 10 gün veya 90+10 günden sonra Genel Sağlık Sigortası primi ödemeleri gerekecek.

Ücretsiz izne çıkarken biraz daha düşünün!

Yukarıda yer verdiğimiz genelge 1 Ocak 2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten itibaren ücretsiz izne çıkacak çalışanların biraz daha düşünmelerinde fayda var. Zira söz konusu genelgeye göre ücretsiz izindeki kişiler, hem ücretlerinden mahrum kalırken hem de ceplerinden prim ödemek zorunda kalacaklar. Ödenecek sağlık primi ise SGK tarafından yapılacak gelir testine göre yaklaşık 30 TL ile 175 TL arasında değişecek. Ücretsiz izne gönderilen çalışanların işsizlik ödeneği de alamadıklarını dikkate alırsak, bu primlerin her ay nasıl ödeneceği büyük bir soru işareti.

Hamileler de dikkat!

Yukarıda bahsettiğimiz genelge hükmünün bir de hamile anne adayları için sonucu var. Çalışma hayatında sık görülen uygulama gereği hamile çalışanlara doğumdan önce 8 haftalık yasal izne ilaveten ücretsiz izin verilebiliyor. Genelge, bu izni de yasal ücretsiz izin olarak kabul etmediğinden, ücretsiz izne çıkan anne adayları 1800 TL'yi geçen analık parasından mahrum kalabilirler. Dolayısıyla bundan sonra anne adayı çalışanların da doğumdan önce ücretsiz izne çıkarken iki kere düşünmeleri gerekiyor.

20 yıl çalışıp ikramiye alabilir miyim?

Soru: Sayın Orhan, ben 10.10.1970 doğumluyum. 06.04.1993 tarihinde TSK bünyesinde uzman çavuş olarak göreve başladım. Halen görev yapmaktayım ve askerlik borçlanmamı da yaptım. Ne zaman emekli olabilirim? İşyerindeki hesaplamalar 2013 yılında emeklilik, 2015 yılında maaşlı emeklilik olarak gözüküyor. Ayrıca 20 yılımı tamamladığımda ayrılırsam emekli sandığından tazminatımı alabilir miyim? E. D.

Cevap: Değerli okurum, askerliğinizi 18 ay yaptığınız varsayımına göre, fiili hizmet zammınız dahil, 1 yıl 11 ay sonra (2011 sonunda) 25 yıllık hizmet süreniz doluyor. Hizmet sürenizin dolmasıyla birlikte görevden ayrılıp emekli aylığının bağlanmasını bekleyebilirsiniz. 2014 yılı sonunda da aylığa hak kazanacaksınız. Emekli ikramiyeniz, aylığa hak kazandığınız tarihte bağlanacaktır. Dolayısıyla bu tarihten önce ikramiyenizi almanız mümkün değildir.

Yazıya Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Son Yazıları

Tüm Yazıları
4.3.2015
90’ların paketleri konuşulurken
Sosyal güvenlik mevzuatı, Türk siyasi tarihi ve sosyolojisi açısından turnusol kağıdı gibidir. Güçlü ve istikrarlı hükümetler döneminde kalıcı ve uzun vadeli yasaların yapıldığını görürüz. Yine örneğin askeri müdahaleler sonrasında askerler ve yüksek bürokrasi lehine emeklilik düzenlemeleri hayata g...
27.2.2015
SGK’dan hastanelere şok ceza!
Sosyal Güvenlik Kurumu, sağlık sistemimizde en büyük finansör konumunda. “Parayı veren” olmanın gücü, özellikle 2008 yılı itibariyle sağlık politikalarında kurumu stratejik hale getirdi. Özel hastaneler, dal ve tıp merkezleri ve hatta üniversite hastaneleri adeta SGK’nın gözünün içine bakıyor. Elbet...
25.2.2015
5.2 milyon emekliye zam yok!
Hatırlanacağı gibi 2000 yılından önce emekli olan SSK emeklilerine intibak çalışması yapılmış ve 322 liraya varan farklar maaşlara yansıtılmıştı. Bu emekliler 2013 başından beri zamlı maaş alıyorlar. O tarihte, “2000 yılından sonra emekli olan SSK’lı ve Bağ-Kurlu emeklilere de intibak gerekiyor” diy...
20.2.2015
Kıdem tazminatında acele etmeyin
Kıdem tazminatı fonu tartışmaları yeniden başlayınca, özellikle tazminatını hak etmiş olanlarda bir tedirginlik gözleniyor. Emekliliğe hak kazanmış olup her an işten ayrılıp tazminatını alabilecek işçiler bunların başında geliyor. Yine evlilik sebebiyle işten ayrılıp tazminat alacak olan bayanlar da...
18.2.2015
Millet ölürse 427, vekil ölürse 9000 lira
TBMM’de 2015 yılı bütçesi görüşülürken, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’tan ilginç bir çıkış geldi. Sayın Arınç, milletvekili özlük haklarının yeniden düzenlenmesinden bahisle, “Milletvekili maaşının Başbakanlık Müsteşarı’na endekslenmesi ne demek? Emekli aylığının başkasına endeksli olması niye? O...
13.2.2015
Yabancıların çalışması sil baştan!
Türkiye’de yabancıların çalışmaları, 4817 Sayılı Kanun kapsamında alacakları izne bağlı. 2003 yılından beri uygulanan bu kanun, izinlerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirli şartlarda verilmesini öngörüyor. Fakat geçtiğimiz günlerde Meclis’e sunulan Yabancı İstihdam Kanun Tasarıs...
11.2.2015
SGK babanızın çiftliği değil!
Her ne kadar mensupları devlet memuru olsa da Sosyal Güvenlik Kurumu klasik manada bir devlet kuruluşu değil. Adı üzerinde ‘sosyal’ yani toplumsal bir kurum. İşçi, işveren, memur ve bağımsız çalışanlardan toplanan primleri yönetmekle görevli. Normalde devlet, vergi toplar, bu vergiyi temellük eder v...
DÖVİZ KURLARI
Para Birimi Yön Fiyat Saat
USD 2,531 19:59
EUR 2,8352 19:59
BIST 84304 17:55
ALTIN 98,421 17:36