SON DAKİKA
haberL haberR
Doğu ERGİL
04 Temmuz 2013 Perşembe
Y Kuşağı
Yazıya başlamadan içeriğine uygun bir özdeyiş arıyordum, Frank McKinney imdadıma yetişti: "Hayata her şeyden yeterince var olduğuna inanarak yaklaş. Paylaşmayı ve cömert olmayı becerebilirsen istediklerini fazlasıyla elde edersin." İşte Y Kuşağı'nın sloganı.

Ayşe Arman 9 Haziran tarihli Hürriyet'te, kuşak araştırmaları yapan Evrim Kuran'la söyleşisinde Gezi Parkı gösterilerini başlatan yeni bir kuşağı (Y Kuşağı) mercek altına almıştı. Özetle Y Kuşağı'nın özellikleri şöyle: Onlar için akran ve anne babaları önemli. Aileleriyle pek kuşak çatışması yaşamıyorlar çünkü onlar da modern dünyayla uyumlu. Hatta çoğu birlikte oturuyorlar ve dayanışma halindeler.

Özgüvenleri var ve bunu bir ölçüde ailelerinin desteğinden devşiriyorlar. İleri eğitimleri ve modern dünyada geçerli olan meslekleri de katkı sağlıyor. Kafalarına uymayana dayanamıyorlar. Adalet duyguları güçlü.

Kimseyi ötekileştirmiyorlar. Çoğulculuktan ve farklılıklara saygıdan yanalar. Kendi farklılıklarına ve kararlarına saygı gösterilmesini, karışılmamasını istiyorlar. Bu nedenle de onları dar kalıplara hapsedecek ve tek tipleştirecek gruplaşmalara ve örgütlenmelere karşılar.

Kesinlikle a-politik ve sorumsuz değiller. Onlar herkes, hatta tüm kâinat için sorumluluk duyuyorlar, sadece kendileri ve yakın çevreleri için değil... Önceki kuşaklar dünyayı kendi "üstün" değerleri ve sorgulanmasını istemedikleri ideolojilerinin merceğinden gördükleri için bu insancıl ve geniş açılı tutumu 'siyasetsizlik' olarak görüyorlar. Oysa geleceğin siyaseti daha az parti merkezli olacak ve daha geniş mutabakatlar gerektirecek.

Evrim Kuran'a göre Türkiye'deki kuşaklar şöyle sıralanıyor:

Sessiz Kuşak: 1927-1945 arası doğanlar. Özellikleri: Uyumlu. Ülke nüfusunun %7'si.

Kentlileşen kuşak: 1946-64 arası doğanlar. Özellikleri: Kuralcı. Nüfusun %19'u (Başbakan dahil Meclis'i dolduran kuşak).

X Kuşağı: 1965-1979 arasında doğanlar. Özellikleri: Rekabetçi. Nüfusun %22'si (Gezi Parkı gençlerinin anne babaları).

Y Kuşağı: 1980-1999 arasında doğanlar. Yaşları 15-32 arasında değişen 27 milyon genç. Gezi Parkı'nda gösteri yapan, Taksim'de 'duran adam/kadın' rolünde gördüğümüz insanlar. Özellikleri: Yaratıcı. Nüfusun %35'i.

Z Kuşağı: 2000'den sonra doğanlar. Kristal çocuklar. Y Kuşağı yeni Türkiye'yi onlara hazırlıyor. Bunu yaparken, iktidardaki X Kuşağı ile çatışmaması olanaksız. Özellikleri: Derin duygusallık. Nüfusun %17'si.

Her şeyi sorguluyorlar

Y Kuşağı'nın en önemli özellikleri, her şeyi sorgulamaları ve sadece akıllarına yatanı kabul etmeleri. Bu nedenle baskıcı ve buyrukçu otoritelere, "devlet sırlarına" hiç tahammülleri yok. Facebook ve Twitter'ı onlar yarattı ve kullanıyor. Ortak amaçlar etrafında çabuk bir araya gelebiliyorlar. İletişim araç ve tarzları buna el veriyor. Özel değil, genel ve paylaşılan bilgiyi önemsiyorlar. Bilgi ve güç tekellerine karşılar.

Farklılıkların çatışma nedeni olmasını istemiyorlar. Bağdaştırılması ve bir arada yaşatılmasını önemsiyorlar.

Parti, lider, kurum gibi sabitelerle değil süreçle; spor diliyle ifade edilirse, sonuçtan çok oyunun kendisiyle ilgileniyorlar. Takım oyununu seviyorlar. Sahte şeyler, geçici hevesler ve makamlar onları heyecanlandırmıyor. Gerçek olanı seviyorlar. Yapmacık ve kavgadan hazzetmiyorlar.

Pazara Y Kuşağı hakkında araştırma verilerini sunacağım.
Yazıya Yorum Yaz
Yazının Yorumları (3 Yorum)
Y kuşağından biri olarak cevaplayalım o zaman.Anarşiden yana değilim kendi adıma konuşacak olursam.Ki meclis işlevini yerine yetiremiyor olsa da bizler bunu kabul etmek zorundayız bir nevi tabi.Sadece demek istediğim her kuşak birbirini doğuruyor biyolojik olarak söylemiyorum bunu.
Misafir - 18:48, 26 Temmuz 2013 Cuma
Bu çok cici ve süper kuşak gelsin bizi yönetsinler o zaman. Seçimler olmasın. Meclis boşuna çalışıyor. Y kuşağı var ya yeter! Bu müthiş ve mikemmmellll çocuklar gidiyor çapulculuk yapıyor her ne hikmetse... (Simavna kadısıoğlu)
Misafir - 13:54, 04 Temmuz 2013 Perşembe
Ha, ha ha
Misafir - 12:24, 04 Temmuz 2013 Perşembe
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Son Yazıları

Tüm Yazıları
5.3.2015
Neden ölmedin?
Birkaç gün önce gazetelerde “Esir düşen askere IŞİD'e niye direnmedin soruşturması” başlığı altında bir haber okuduk. Biz bu haberi, aynı gerekçelerle ama başka bir tarihte ve bağlamda da okumuştuk. Olayın ve ardındaki zihniyetin tahliline girmeden önce şunu peşinen söyleyeyim: İnsan canı, birilerin...
3.3.2015
Anlaşmak için anlaşmak
Kişiler aynı, görüntü benzer, sorun kronik ama geçen cuma Türkiye bir daha ümitle dalgalandı. Acaba bu ülkenin psikolojisini, ekonomisini ve siyasetini rehin alan bir sorun, Başbakanlık’ta HDP’lilerin okudukları metinle sona mı yaklaşıyordu?   Sürecin evrimi   Süreç, iki yıl önce, bunc...
1.3.2015
Nükleer enerji bir dayatma olmamalı
Son dönemde artan enerji ihtiyacımızı karşılamak için hükümetimiz, dayatmaya varan bir ısrarla nükleer santraller kurmak istiyor. Mersin Akkuyu'da, ardından da Sinop'ta kurulması planlanan nükleer santraller konusunda ne halkına danışıyor ne de meselenin etraflıca tartışılmasına sıcak bakıyor. Ka...
26.2.2015
Dinin siyasetten arındırılması
Geçen hafta başladığım din ve eleştiri kültürüne başka bir açıdan yaklaşacağım. Bu kez, İhsan Eliaçık yanında Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu’nun fikirlerine de başvuracağım.   Kendini bilmek   Her iki düşünür de İslam dünyasında yaşanan sorunların kökeninde din öğreti...
24.2.2015
Şah Fırat Harekâtı
Geçen sabah uyandık ve öğrendik ki ordumuz Suriye’ye girmiş. Süleyman Şah Türbesi ve saygı karakolu boşaltılmış. Orada mahsur kalan askerlerimiz salimen çıkarılmış ve türbe, onu yıkmakla tehdit eden IŞİD’in eline geçmeden tahrip edilmiş.   Tartışmaların sığlığı   Medyada bir tantana bi...
22.2.2015
Ekonomide ciddiyet ve mizah
Türkiye ekonomisi 2000’lerin ilk 10 yılında Kemal Derviş reformlarıyla epey yol aldı ve yapısal zafiyetlerinin bir bölümünü telafi etti. Ama son dönemde sorunlar var: Doğrudan yabancı sermaye yatırımları azaldı. 2008’de net doğrudan yabancı sermaye yatırımları 17,3 milyar dolarken, 2014’te 5,4 milya...
19.2.2015
Biraz açıklık, biraz ciddiyet
Çok açık ki ülkemizde kan, gözyaşı ve yıkıma neden olan sıcak çatışmaların sonlanmasından herkes memnun. Kimse o acılı günlere dönmek istemiyor. Bu nedenle şiddet yoluyla çözülemeyen sorunu barışçı/siyasi yollarla çözme yoluna gidildi. Adına da “Çözüm süreci” dendi. Bu süreci son dönemde ülkede en b...
DÖVİZ KURLARI
Para Birimi Yön Fiyat Saat
USD 2,5965 17:42
EUR 2,8675 17:42
BIST 80780 17:55
ALTIN 100,702 17:44