SON DAKİKA
haberL haberR
Aykut IŞIKLAR
15 Mart 2012 Perşembe
Yoksa 'şah damarı' o eski bildik kişi mi?
Parmakları sanki dans ediyor. "Yetenek Sizsiniz" programına katılsa kesin birinci ilan edilir. Telefonu avucuna alıyor ve tırnaklarıyla yazıyor. Sizin suratınıza bakıp konuşurken, telefona bakmadan yazabiliyor. Keşke artist olacağına cerrah olsaymış. Şu da bir gerçek, Erenköy Kız Lisesi'nden sınıf arkadaşlarını tanıyorum. Daha ortaokul yıllarında koridorlardaki yürüyüşüne bakıp "Bu kız büyüyünce bir şey olur" deniyormuş.

Peki telefon konusunda bu kadar yetenekli bir kadın, onlarca TV kamerası önünde otururken sevgilisine 'Şah damarım' diye yazar mı? Yazarsa da böyle kabak gibi mi yazar? TV kameralarının, cep telefonu ekranlarını cam gibi çektiğini bilmez mi? En azından cin gibi Gülben Ergen böyle bir hata yapar mı? Yapar yapar ama mutlaka nedeni vardır. Birilerine olta atıyordur. Bu oltaya takılan tüm magazincilere huzurunuzda helal olsun, diyorum. Sevgilisine mesaj atarken yakalandı ama sevgilinin kim olduğu anlaşılamadı. Gülmek ne kelime kahkaha atarım böyle bir düzmeceye...

Bu arada Gülben'i kutluyorum. Bu kadar gazeteciyi bir haftadır peşinden koşturduğu, bu kadar haberle gündeme geldiği için. Mütevazı bir TRT sunucusuydu, unutulmaya yüz tutmuşken ismini hatırlattı. Magazinciler, Gülben'in 'şah damarı'nı İzmirli işadamı mı, üç yaş küçük reklamcı mı, yoksa yakışıklı genç şoför mü, diye arayadursun... Gülben bu havadan faydalanıp iki üç bayi toplantısı ekstrası kapmıştır. İş iştir, takip ister. Bakarsın nisan ayında ayrılacağı söylenen Mustafa Erdoğan'a attığı zarf da adresine gider. "Olamaz mı yani, biz de insanız" demişti.

Erdoğan duygusal adam, elinde güllerle kapısına dayanır. Çocuklar da 'Babamız gelmiş' diye sevinç çığlıkları atarlar. Masal mutlu sonla biter. Hayat da böyle devam eder durur. Bülent Ersoy'un canı yok mu? Altı ayda bir böyle bir senaryoyu filme alıyor. Nişanlanmadığı taşra delikanlısı kalmadı. Bülent ile nişanlanmayana kız vermiyorlar.
Bu arada her şeyin farkında, Gülhane Parkı'nda dolaşan usta magazincilere birkaç önerim var. Özellikle magazin dünyasında kanaat önderi olarak dolaşanlara...

Gülben Ergen
'i, evliyken eşini aldatan saf köylü kızı gibi anlatacağınıza, biraz arşivleri karıştırın. Büyüklerinize sorun. "Eşinden ayrılmadan sevgili buldu" başlığına gelene dek ooo ne başlıklar var. Bir kamyon dolusu kişi ve anı. İnanın Dallas dizisi yanında 'çocuk masalı' kalır. Nerede, nasıl başlıyor ve nereye gidiyor. Kolay değil bu yol. Yıllarca bir çiftlik evinde esir kalma da var, dizi film setine helikopterle gidip gelme de... Sahi bakın şimdi aklıma geldi. Gülben Ergen galiba hayırsız kız. Dostlarının kara gününde ortadan kayboluyor. Hülya Avşar daha vefalı. Gülben'i İbrahim Tatlıses'in yanında hiç görmedim. Oysa hayatının akışını Tatlıses değiştirdi. Fırat dizisinde yanına almasaydı TV yıldızı mı olurdu? Sahneye ilk çıkışında da Tatlıses elini vermişti. Gerçi arada çok sağlam dostlar vardı.

Kadir İnanır da çok ses getiren Marziye'de Gülben'i özellikle rol arkadaşı yapmıştı. Hayatının akışı bu iki ağabeyi sayesinde olmuştur. Acaba ne oldu da uzak duruyor veya öyle gözüküyor. Belki talimat böyle... Gülben Hanım'ın mutlaka bir bildiği vardır. Belki de 'şah damarı' o kişidir.

Yazıya Yorum Yaz
Yazının Yorumları (1 Yorum)
çok doğru aykut bey gülben ergen unutulmuştu gündeme gelmek için yaptı bütün bunları. çok samimiyetsiz ve yapmacık buluyorum kendisini
gizem - 10:42, 15 Mart 2012 Perşembe
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Son Yazıları

Tüm Yazıları
29.7.2015
Bu yaz da böyle geçti
İki kötü huyumuz var. Birincisi düşünme özürlüyüz. Çünkü tembeliz. Doğru ve dürüstçe düşünmeye üşeniyoruz. Düşünür gibi yapıp kendimizi kandırıyoruz ve hep çıkarımızı kolluyoruz. İkinci kötü huyumuz da her şeyi çok çabuk unutuyoruz. Bugün ağladığımızı yarın hiç hatırlamıyoruz. İşte ben de bu yüzden ...
28.7.2015
Boş kişilerin, boş işleriyle bizi yoruyorlar
Hiçbir şey üretmediği halde her gün karşımıza getiriliyorlar. Onlara medya maymunu mu, medya balonu mu dersiniz bilemiyorum? Muhteşem vücut ölçüleri ve engin düşünceleriyle sanki kanaat önderi gibi ortalarda dolaşıyorlar! Utanmadan da akıl veriyorlar. Yaptıkları, sözleri halka duyuruluyor. İşte ben ...
27.7.2015
Müzik haberleri
İstanbul gecelerinde yıldız yağmuru Son zamanlarda çok önemli konserlere imza atan Pera Event, Turkcell'in desteğiyle müzikseverleri mutlu etmeye hazırlanıyor. Adres her zamanki gibi Harbiye Açıkhava Tiyatrosu. Demek ki İstanbul Büyükşehir'in de katkısı var bu müzik şöleninde. Program şöyle: 28 T...
26.7.2015
Yaşayan efsanelerde durmak yok
Ajda Pekkan Antalya'da Ajda Pekkan'ın 23 Haziran akşamı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'ndaki konseri son yılların en büyük müzik şöleni olmuştu. Merdivenler bile dolmuştu. Pekkan sahneden ayrılamamıştı. Fanatik hayranları bu konsere doyamadılar. Bazıları da gelemediği için adeta çıldırdı. Sahned...
25.7.2015
İstanbul’un batı yakasında güzel şeyler olacak
İstanbul’un batısında yani Trakya tarafında kalan Büyükçekmece ve Çatalca hareketli günlere hazırlanıyor. İki belediye de en iyisi için uğraşıyor. Ne kadar güzel, ülkemin aydınlık yüzü oraları. Çünkü her şeye rağmen geleceğe umutla bakan insanlar var. İstanbul’un merkezinde ve Anadolu yakasında olu...
24.7.2015
Gümüşlük Festivali terörü lanetleyip devam etti
12. Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali’nde Avusturyalı Trio Klavis konseri, organizasyon komitesine çok zor dakikalar yaşattı. Kemanda Jenny Lippl, saksafonda Miha Ferk ve piyanoda Sabina Hasanova’dan oluşan dünyaca ünlü Trio Klavis’in Gümüşlük Antik Taş Ocağı’ndaki konseri, Suruç’ta 32 va...
23.7.2015
Sezen Aksu'nun dramı
Orhan Gencebay sanki Batsın Bu Dünya’yı Sezen Aksu’nun 40 yılı için yapmış. Hele bir okuyup karar verin. Sezen Aksu’nun 40 yılının iki yüzü var. Hâlâ yaşayanlar ve vefat edenler. Yaşayanlar bana göre fazla ilginç değil. Çünkü Aksu vefat eden bazı dostlarını çok daha fazla severdi. Onlar ki 40 yılda ...