SON DAKİKA
haberL haberR
Latif ERDOĞAN
18 Mayıs 2010 Salı
Zorunlu ortam yazısı

Düşülen kısır döngü en az skandalın kendisi kadar vahim. Üretken değiliz. Problemleri çabuk aşamıyoruz. Ya da bir problem etrafında faydasız, lüzumsuz bu kadar çok polemikler üretmeyi bir marifet sayıyoruz. İnsanı değerlendirirken, sıfat ve özellikleri yerine onun insan yanıyla meşgulüz. Birinin zaaflarının çetelesini, bir başkasının faziletlerinin yekûnu sayma gibi bir aymazlıkla malulüz.

İlk taşı hiç günahı olmayan atsın demiş Hz. İsa, recmedilecek bir kadının başında duranlara. Eller yukarıda asılı kalmış, bu teklifi duyduklarında oradaki insanların.

Hz. Ömer, içki içen bir vatandaşını takibe alır. Sonra da bir gün bu kişinin hanesine aniden baskın düzenler. Çatıya çıkar ve bacadan evin içine girer. Gerçekten de adam içki içmektedir. Hz. Ömer, gür sesiyle gürler, "Allah'ın haram kıldığı bu işi yapmaktan utanmıyor musun" der. Adam hafif tebessüm eder ve şu cevabı verir:

"Ya Ömer, doğru söylüyorsun, ben bir günah işliyorum. Fakat sen şu anda dört günahı birden işledin." Halife bunun anlamını sorar. Adam konuşmasını şöyle sürdürür: Cenab-ı Hak, Kitabı'nda "Tecessüs etmeyin/başkalarının kişisel kusurlarını, ayıplarını kurcalamayın, araştırmayın" buyururken, sen tecessüs ettin, benim şahsi kusurumu araştırdın. Cenab-ı Hak, "Evlere kapılarından girin" buyurduğu halde sen benim evime, çatıdan, bacadan girdin. Yine Cenab- Hak, "Başkalarının evine girmeden önce kendilerinden izin isteyin, izin verilirse girin, yoksa girmeyin" buyurduğu halde, sen benim evime iznimi almadan girdin. Ve yine, Cenab-ı Hak, "Bir eve girdiğinizde o ev halkına selem verin" buyurduğu halde, sen bana selam vermedin. Hz. Ömer bu cevap karşısında susar ve hiçbir şey demeden oradan ayrılır. Aylar sonra bu kişiyle mescitte karşılaşır. Yanından geçerken kulağına eğilir ve fısıltı halinde, "Ben o günkü hadiseden kimseye bahsetmedim" der. Adam da aynı tonla cevap verir: "Ben de o günden sonra ağzıma içki koymadım..."

Bunlar meselenin insani boyutudur. Dini boyutuna gelince: Böylesi bir cürümü deşifreye karşı dinimizin getirdiği dört şahit yaptırımı fevkalade önemlidir. Dört şahit bizzat o fiilin işlendiğini görmedikçe ya da cürüm sahipleri cürümlerini, hiçbir baskı altında kalmadan açık ve net ifadelerle itiraf etmedikçe, hiç kimse böyle bir şeyi telaffuz etmeye cesaret edemez. Dörtten az müşahit, böyle bir şahitlikte bulunsa hepsi yalan şahitlik cezasına çarptırılır ve bir daha da şahitlikleri asla kabul edilmez. Yani bir bakıma toplumdan tecrit edilirler.

Meselenin siyasi boyutuna gelince, Deniz Baykal'ın, kendisine atfedilen skandal olay karşısında parti başkanlığından istifa ile cevap vermiş olması doğru bir karar değildi. Bence istifa etmemeli ve hukuki mücadelesini sürdürmeliydi. Deşifre olayını, iktidar partisine yıkma gibi bir kolaycılığa kaçmamalı, daha doğru bir ifadeyle, bir yanlışı bir başka yanlışla savmaya çalışmamalıydı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da onun bu tavrına karşı sadece tekzip içerikli ifadeler kullanmalı ve denilenleri kabul anlamına gelecek beyanlarda bulunmamalıydı.

CHP'nin dışa yansıyan görüntüsüyle söyleyecek olursak Deniz Baykal, kişiliği, tecrübesi ve karizmasıyla parti içinde alternatifi bulunmayan bir liderdir. Bu açıdan da tekrar görevine dönerek partisinin başına geçmesi en isabetli tercihtir. Ne ki, bundan sonraki süreçte özel yaşantısına daha da dikkat etmeli ve hele hele Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi gibi toplumumuzun ortak değeri bir bilgenin, bir kanaat önderinin adını siyasi söylemler çerçevesinde asla telaffuz etmemelidir...

Yazıya Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Son Yazıları

Tüm Yazıları
18.5.2010
Zorunlu ortam yazısı
Düşülen kısır döngü en az skandalın kendisi kadar vahim. Üretken değiliz. Problemleri çabuk aşamıyoruz. Ya da bir problem etrafında faydasız, lüzumsuz bu kadar çok polemikler üretmeyi bir marifet sayıyoruz. İnsanı değerlendirirken, sıfat ve özellikleri yerine onun insan yanıyla meşgulüz. Birinin zaa...
11.5.2010
"Yeniden nurcu oldum..."
Benden, "Said Nursi'yi Bediüzzaman yapan değerler" başlıklı konuda bir konuşma yapmamı istemişlerdi. Severek kabul ettim. Konuşmamız çok sıcak, çok samimi, çok nezih bir ortamda gerçekleşti. Konuşma öncesi ve sonrasındaki özel sohbetler, hem bereketli hem çok istifadeli oldu. Konuşmayı takip eden o...
5.5.2010
Nice 1 Mayıslara...
yedi askerimizin yaralanması ve yine Lice'deki çatışmada bir üsteğmenimizin şehit düşmesi haberleriyle sarsılmasaydık, 1 Mayıs'ın kansız, kavgasız, yaralanmasız, ölümsüz geçmesine daha çok sevinecek, daha çok memnun ve mesrur olacaktık. Fakat yine de şükür ki, bizi derinden üzen söz konusu olaylara,...
27.4.2010
Baharımız solmadan
Bu bilgisizlik, bir bakıma metafizik yanımızı besleyen en önemli dinamiklerden biri. Hangimiz, ne zaman, nerede ve nasıl can verecek meçhulümüz. İyi ki de öyle. Gaflete, nefsin uluorta ve sonu gelmez isteklerine, taleplerine, hırslarına, ihtiraslarına vurulan darbe; beşeri hazları, süfli zevkleri, f...
20.4.2010
Garip olmak
Gariplere müjdeler olsun. Onlar ki, insanların bozduklarını düzeltmeye çalışırlar" hadis-i şerifinin kısa bir yorumudur: Allame Hamdi Yazır, bu hadisi açıklarken, orijinal metne atfen şöyle etimolojik bir tespitte de bulunur: Buradaki "seyeuudu" fiil-i muzarisini "seyesıru" manasında anlamak eksikti...
13.4.2010
Bir temel düşüncemiz
Şöyle ki: Hak, hakikatin sabit kaynağı, hakikat ise eşyanın varlık hikmetidir. Sebep-sonuç ilişkisinin reel pozisyonunu kavramak ancak hak-hakikat-eşya ilişkisindeki doğal yapıyı anlamış olmakla mümkündür. Bütün sebepler toplansa, bir tek sebebin vücuduna gerçek sebep olamazlar. Sebep-sonuç arasında...
6.4.2010
O Bediüzzaman'dır
Bu köşede, çeşitli vesilelerle dediklerimize ek olarak söyleyecek olursak: Öyledir, çünkü o, helaket ve felaket asrının adamıdır. İnsanları yeni baştan imana davetle görevlidir. İmanın, kendi derununda nasıl bir tuba meyvesini, küfrün kendi içinde nasıl bir cehennem zakkumunu taşıdığını insanlara o ...
TV YAYIN AKIŞI
DÖVİZ KURLARI
Para Birimi Yön Fiyat Saat
USD 2,4315 17:46
EUR 2,7455 17:46
BIST 88946 17:55
ALTIN 98,751 17:49