haberL haberR
0 facebook twitter googleplus

Yazarlar

18 Mayıs 2010 Salı
Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A
Gönder

Zorunlu ortam yazısı

Latif ERDOĞAN Latif ERDOĞAN lerdogan@bugun.com.tr

Düşülen kısır döngü en az skandalın kendisi kadar vahim. Üretken değiliz. Problemleri çabuk aşamıyoruz. Ya da bir problem etrafında faydasız, lüzumsuz bu kadar çok polemikler üretmeyi bir marifet sayıyoruz. İnsanı değerlendirirken, sıfat ve özellikleri yerine onun insan yanıyla meşgulüz. Birinin zaaflarının çetelesini, bir başkasının faziletlerinin yekûnu sayma gibi bir aymazlıkla malulüz.

İlk taşı hiç günahı olmayan atsın demiş Hz. İsa, recmedilecek bir kadının başında duranlara. Eller yukarıda asılı kalmış, bu teklifi duyduklarında oradaki insanların.

Hz. Ömer, içki içen bir vatandaşını takibe alır. Sonra da bir gün bu kişinin hanesine aniden baskın düzenler. Çatıya çıkar ve bacadan evin içine girer. Gerçekten de adam içki içmektedir. Hz. Ömer, gür sesiyle gürler, "Allah'ın haram kıldığı bu işi yapmaktan utanmıyor musun" der. Adam hafif tebessüm eder ve şu cevabı verir:

"Ya Ömer, doğru söylüyorsun, ben bir günah işliyorum. Fakat sen şu anda dört günahı birden işledin." Halife bunun anlamını sorar. Adam konuşmasını şöyle sürdürür: Cenab-ı Hak, Kitabı'nda "Tecessüs etmeyin/başkalarının kişisel kusurlarını, ayıplarını kurcalamayın, araştırmayın" buyururken, sen tecessüs ettin, benim şahsi kusurumu araştırdın. Cenab-ı Hak, "Evlere kapılarından girin" buyurduğu halde sen benim evime, çatıdan, bacadan girdin. Yine Cenab- Hak, "Başkalarının evine girmeden önce kendilerinden izin isteyin, izin verilirse girin, yoksa girmeyin" buyurduğu halde, sen benim evime iznimi almadan girdin. Ve yine, Cenab-ı Hak, "Bir eve girdiğinizde o ev halkına selem verin" buyurduğu halde, sen bana selam vermedin. Hz. Ömer bu cevap karşısında susar ve hiçbir şey demeden oradan ayrılır. Aylar sonra bu kişiyle mescitte karşılaşır. Yanından geçerken kulağına eğilir ve fısıltı halinde, "Ben o günkü hadiseden kimseye bahsetmedim" der. Adam da aynı tonla cevap verir: "Ben de o günden sonra ağzıma içki koymadım..."

Bunlar meselenin insani boyutudur. Dini boyutuna gelince: Böylesi bir cürümü deşifreye karşı dinimizin getirdiği dört şahit yaptırımı fevkalade önemlidir. Dört şahit bizzat o fiilin işlendiğini görmedikçe ya da cürüm sahipleri cürümlerini, hiçbir baskı altında kalmadan açık ve net ifadelerle itiraf etmedikçe, hiç kimse böyle bir şeyi telaffuz etmeye cesaret edemez. Dörtten az müşahit, böyle bir şahitlikte bulunsa hepsi yalan şahitlik cezasına çarptırılır ve bir daha da şahitlikleri asla kabul edilmez. Yani bir bakıma toplumdan tecrit edilirler.

Meselenin siyasi boyutuna gelince, Deniz Baykal'ın, kendisine atfedilen skandal olay karşısında parti başkanlığından istifa ile cevap vermiş olması doğru bir karar değildi. Bence istifa etmemeli ve hukuki mücadelesini sürdürmeliydi. Deşifre olayını, iktidar partisine yıkma gibi bir kolaycılığa kaçmamalı, daha doğru bir ifadeyle, bir yanlışı bir başka yanlışla savmaya çalışmamalıydı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da onun bu tavrına karşı sadece tekzip içerikli ifadeler kullanmalı ve denilenleri kabul anlamına gelecek beyanlarda bulunmamalıydı.

CHP'nin dışa yansıyan görüntüsüyle söyleyecek olursak Deniz Baykal, kişiliği, tecrübesi ve karizmasıyla parti içinde alternatifi bulunmayan bir liderdir. Bu açıdan da tekrar görevine dönerek partisinin başına geçmesi en isabetli tercihtir. Ne ki, bundan sonraki süreçte özel yaşantısına daha da dikkat etmeli ve hele hele Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi gibi toplumumuzun ortak değeri bir bilgenin, bir kanaat önderinin adını siyasi söylemler çerçevesinde asla telaffuz etmemelidir...

Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

VİDEO GALERİ

Rusya'da inanılmaz kedi kurtarma operasyonu
  • Rusya'da inanılmaz kedi kurtarma operasyonu
  • İşte IŞİD'in eline geçen ABD silahları
  • Maçın ortasıda akıl almaz ölüm
  • Şişirilmiş piliçler dünyayı şoke etti


YAZARLAR

  • Erhan BAŞYURTErhan BAŞYURTKobani’nin faturası ağır olabilir!
  • Nazlı ILICAKNazlı ILICAKBöcek iddianamesi hazır!!!
  • Orhan Kemal CENGİZOrhan Kemal CENGİZT.C. vatandaşı oldukları ve olamadıkları için kahredenler
  • Ali Atıf BİRAli Atıf BİRGalatasaray’da kaçan fırsat
  • Gültekin AVCIGültekin AVCIAKP’nin yeni sopası
  • Doğu ERGİLDoğu ERGİLTasfiye* değil tesviye**
  • Aykut IŞIKLARAykut IŞIKLARÜnlü kadınlara meraklıların çoğu tokatçı
  • Tarık TOROSTarık TOROSSüreci okuma kılavuzu…
  • Yaşar ERDİNÇYaşar ERDİNÇKorku endeksi korkutmuştu, sakinleştik…
  • Bilal ÖZCANBilal ÖZCANEkranlarda bir ilk yaşandı!
  • Elif KORKMAZELElif KORKMAZELÇiçeklerle gelen sakinlik
  • Cüneyt TANMANCüneyt TANMANBu gidiş nereye?
  • Seda ŞİMŞEKSeda ŞİMŞEKTSK sınır dışına çıkacak mı?
Erhan BAŞYURTKobani’nin faturası ağır olabilir!

FOTO GALERİ

  • İşte Türkiye'de boşanmaların sebebi
  • Ölümle ilgili çok ilginç ve çok gizemli bilgiler
  • Diyarbakır'a giden polisler isyan etti
  • Avının hamile olduğunun öğrenince bakın ne yaptı?
  • Ad kavmi neden ve nasıl helak edildi?
  • Kar yağışı etkisi altına aldı
  • Türkiye'de durum bu kadar vahim
  • Kurutmalık bamyanın kilosu 70 liradan satılıyor
  • Bu meyve fazla kiloların düşmanı
Boşanmaların nedeni
Kapat